Sevilen birinin kaybı, insan hayatındaki en zorlu deneyimlerden biridir. Herkesin yas tutma süreci kendine özgüdür ancak bazı durumlarda bu süreç beklenenden çok daha uzun sürer ve kişinin hayatını felç eder. Uzamış yas bozukluğu, kaybın üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen yas belirtilerinin şiddetli bir şekilde devam etmesi ve kişinin günlük yaşama dönmekte zorlanması durumudur. Bu durum sadece bir üzüntü hali değil, profesyonel destek gerektirebilen klinik bir tablo olabilir. Aşağıda bu durumun belirtileri, risk faktörleri ve diğer rahatsızlıklardan farkları detaylandırılmıştır.
Uzamış Yas Bozukluğu Belirtileri
Uzamış yas tanısının konulabilmesi için sevilen kişinin ölümünün üzerinden yetişkinlerde en az 12 ay, çocuklarda ve ergenlerde ise en az 6 ay geçmiş olması gerekir. Yas tepkisi kişinin kültürel veya dini normlarının ötesinde bir yoğunlukta ve sürede devam eder.
Bu süreçte aşağıdaki belirtilerden biri veya her ikisi, son bir aydır neredeyse her gün yoğun bir şekilde görülmelidir.
- Yoğun Özlem: Kaybedilen kişiye karşı duyulan derin, durdurulamaz bir özlem veya hasret.
- Sürekli Zihinsel Meşguliyet: Zihnin sürekli ölen kişiyle, onunla ilgili anılarla veya -özellikle çocuklarda- ölümün gerçekleşme biçimiyle meşgul olması.
Ayrıca aşağıdaki belirtilerden en az üç tanesinin de son bir aydır belirgin şekilde yaşanıyor olması gerekir.
- Kimlik Karmaşası: Sanki kendisinin bir parçası ölmüş gibi hissetmek veya ölümden sonra kim olduğunu bilememe hali.
- İnanmakta Güçlük: Ölümü kabullenememe, gerçekliğine karşı belirgin bir inançsızlık.
- Hatırlatıcılardan Kaçınma: Ölen kişiyi hatırlatan yerlerden, eşyalardan veya durumlardan ısrarla uzak durmaya çalışmak.
- Yoğun Duygusal Acı: Ölümle ilgili şiddetli öfke, acı, keder veya pişmanlık hissetmek.
- Hayata Uyum Sağlayamama: Arkadaşlarla görüşmek, hobilerle ilgilenmek veya gelecek planları yapmakta zorlanmak, hayata yeniden entegre olamamak.
- Duygusal Hissizlik: Duyguların donması, olaylara karşı tepkisizleşme veya duygusal deneyimlerin azalması.
- Anlamsızlık Hissi: Ölümden sonra hayatın boş ve anlamsız olduğu düşüncesi.
- Derin Yalnızlık: Kayıp sonrası hissedilen yoğun ve dayanılmaz bir yalnızlık duygusu.
Bu belirtiler kişinin sosyal hayatını, iş başarısını veya diğer önemli yaşam alanlarını ciddi şekilde olumsuz etkiler.
Çocuklarda ve Ergenlerde Yas Süreci
Çocuklar ve gençler yası yetişkinlerden farklı şekillerde yaşayabilirler. Küçük çocuklar duygularını kelimelerle ifade edemedikleri için sıkıntılarını davranışlarıyla gösterir.
- Gelişimsel Gerileme: Tuvalet eğitimi gibi kazanılmış becerilerde gerileme veya ebeveyne yapışma gibi ayrılık kaygısı belirtileri görülebilir.
- Bakım Verene Öfke: Yemek, uyku gibi günlük rutinler ölen kişi olmadan yapıldığında öfke nöbetleri geçirebilirler.
- Ölümü Anlamama: Ölümün kalıcılığını kavrayamadıkları için ölen kişiyi aramaya çıkabilirler veya onun geri dönmesini bekleyebilirler.
- Bedensel Şikayetler: Karın ağrısı, uyku bozukluğu veya enerji düşüklüğü gibi fiziksel sorunlar yaşayabilirler.
- Oyunlarda Yansıtma: Cennete merdiven dayamak gibi, oyunlarında sürekli ölüm veya yeniden birleşme temalarını işleyebilirler.
- Ergenlerde Tepkiler: Ergenler hiçbir şey hissetmeme durumunu tarif edebilir, riskli davranışlara yönelebilir veya geleceklerinin mahvolduğunu düşünebilirler.
Risk Faktörleri ve Çevresel Etkiler
Bazı durumlar uzamış yas geliştirme riskini artırabilir.
- Bağımlılık: Ölümden önce kaybedilen kişiye aşırı bağımlı olmak.
- Ölüm Şekli: Çocuğun ölümü, cinayet ve intihar gibi şiddet içeren ölümler veya beklenmedik ani ölümler riski artırır.
- Destek Eksikliği: Yas sürecinde sosyal desteğin az olması veya ekonomik zorluklar.
- Cinsiyet: Bazı araştırmalar kadınlarda riskin daha yüksek olabileceğini öne sürse de kültürel faktörler bu durumu değiştirebilir.
Uzamış Yasın Sonuçları
Tedavi edilmeyen uzamış yas, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
- İntihar Düşüncesi: Bu kişilerde intihar düşünceleri normal yasa veya depresyona göre daha sık görülebilir. Özellikle şiddetli ölümlerde veya çocuk kaybında bu risk artar.
- Fiziksel Sağlık Sorunları: Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kanser riski ve bağışıklık sistemi sorunlarında artış görülebilir.
- Bağımlılık: Tütün ve alkol kullanımı artabilir.
- Gelişimsel Sorunlar: Gençlerde okul başarısında düşüş ve okuldan ayrılma görülebilir.
Normal Yas, Depresyon ve Diğer Durumlarla Farkı
Uzamış yas bozukluğunu diğer durumlardan ayırt etmek önemlidir.
- Normal Yas: Normal yas sürecinde de acı vardır ancak zamanla azalır ve kişi işlevselliğini korur. Yıl dönümlerinde artan üzüntü normaldir ve uzamış yas sayılmaz.
- Depresyon: Depresyonda genel bir mutsuzluk ve hayattan zevk alamama hali hakimken, uzamış yasta üzüntü spesifik olarak kaybedilen kişiye ve onun yokluğuna odaklıdır. Depresyondaki suçluluk genelde her şeye yayılırken, uzamış yasta suçluluk ölümle ilgilidir.
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): TSSB’de travmatik olayın kendisi (kaza anı, şiddet anı) korkuyla hatırlanır ve kaçınılır. Uzamış yasta ise ölen kişinin yokluğu ve ona duyulan özlem ön plandadır. Ancak şiddetli ölümlerde her iki bozukluk bir arada görülebilir.
Bu belirtileri kendinizde veya bir yakınınızda gözlemliyorsanız, özellikle de belirtiler 1 yıldan uzun süredir devam edip hayatı zorlaştırıyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almanız önerilir.
Travma ve Stresle İlişkili Tüm Başlıklar
- Uzamış Yas Bozukluğu
- Uyum Bozukluğu
- Akut Stres Bozukluğu
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
- Sınırsız Sosyal Katılım Bozukluğu
- Tepkisel Bağlanma Bozukluğu






