Özgül Öğrenme Güçlüğü, bireyin yaşına göre beklenen düzeyde akademik becerileri öğrenmesini ve kullanmasını etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu zorluklar, uygun müdahaleler ve destek sağlanmasına rağmen devam eder.
Özgül Öğrenme Güçlüğü Tanı Kriterleri
Bir bireye özgül öğrenme güçlüğü tanısı konulabilmesi için, aşağıdaki belirtilerden en az birinin altı aydan uzun süredir devam etmesi ve akademik becerileri öğrenme ile kullanmada zorluk yaşanması gerekir.
- Hatalı veya yavaş ve çaba gerektiren kelime okuma: Kelimeleri yüksek sesle okurken yanlış okuma, yavaş ve tereddütlü okuma, kelimeleri tahmin etme veya sesli harfleri çıkarmakta zorlanma.
- Okuduğunu anlama güçlüğü: Metni doğru okusa bile okuduğu şeyin sırasını, ilişkilerini, çıkarımlarını veya derin anlamlarını anlamada zorluk.
- Heceleme (imla) zorlukları: Sesli veya sessiz harfleri ekleme, çıkarma veya değiştirme gibi imla hataları yapma.
- Yazılı ifade güçlükleri: Cümle içinde çok sayıda dil bilgisi veya noktalama hatası yapma, paragraf düzenlemede zayıflık, fikirleri yazılı olarak net bir şekilde ifade edememe.
- Sayı algısı, sayı bilgisi veya hesaplama konularında ustalaşma güçlükleri: Sayıları, büyüklüklerini ve ilişkilerini anlamada zayıflık, basit toplama işlemlerinde parmakla sayma (akranları gibi matematiksel bilgiyi hatırlamak yerine), aritmetik hesaplamalar sırasında kaybolma veya yöntemleri karıştırma.
- Matematiksel akıl yürütme zorlukları: Matematiksel kavramları, bilgileri veya yöntemleri nicel problemleri çözmek için uygulamada ciddi zorluk yaşama.
Tanı için ayrıca aşağıdaki koşulların da karşılanması gerekir:
- Becerilerin yaşa göre geride olması: Etkilenen akademik beceriler, bireyin kronolojik yaşına göre beklenenin önemli ölçüde ve ölçülebilir bir şekilde altındadır. Bu durum, akademik veya mesleki performansı ya da günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde olumsuz etkiler. (17 yaş ve üzeri bireylerde, standart testler yerine belgelenmiş bir öğrenme güçlüğü geçmişi de kabul edilebilir).
- Okul çağında başlangıç: Öğrenme güçlükleri okul çağında başlar. Ancak, etkilenen becerilere yönelik talepler bireyin sınırlı kapasitesini aşana kadar (örneğin, zamanlı testler, karmaşık raporlar yazma, ağır akademik yük) tam olarak belirgin hale gelmeyebilir.
- Diğer durumlarla açıklanamaması: Bu öğrenme güçlükleri zihinsel yetersizlikler, düzeltilmemiş görme veya işitme sorunları, diğer zihinsel veya nörolojik bozukluklar, psikososyal zorluklar, eğitim dilindeki yetersizlik veya yetersiz eğitim gibi başka durumlarla daha iyi açıklanamıyor olmalıdır.
Tanı bireyin gelişimsel, tıbbi, ailesel ve eğitimsel geçmişinin, okul raporlarının ve psiko-eğitsel değerlendirmelerin klinik bir sentezine dayanarak konulur.
Özgül Öğrenme Güçlüğünün Belirlenmesi (Belirteçler)
Özgül öğrenme güçlüğü tanısı konulduğunda, zorluk yaşanan tüm akademik alanlar ve alt beceriler belirtilmelidir.
Okuma Güçlüğü (Disleksi)
Bu alandaki bozulmalar şunları içerebilir:
- Kelime okuma doğruluğu
- Okuma hızı veya akıcılığı
- Okuduğunu anlama
Not: Disleksi, doğru veya akıcı kelime tanıma, zayıf kod çözme (harf-ses ilişkisi kurma) ve zayıf heceleme (imla) yetenekleri ile karakterize bir öğrenme zorluğu modelini ifade etmek için kullanılan alternatif bir terimdir. Eğer disleksi terimi kullanılıyorsa, okuduğunu anlama veya matematiksel akıl yürütme gibi mevcut diğer zorlukların da belirtilmesi önemlidir.
Yazılı Anlatım Güçlüğü
Bu alandaki bozulmalar şunları içerebilir:
- Heceleme (imla) doğruluğu
- Dil bilgisi ve noktalama doğruluğu
- Yazılı ifadenin netliği veya düzeni
Matematik Güçlüğü (Diskalkuli)
Bu alandaki bozulmalar şunları içerebilir:
- Sayı algısı (sayıların anlamı ve ilişkisi)
- Aritmetik bilgilerin (çarpım tablosu vb.) ezberlenmesi
- Doğru veya akıcı hesaplama
- Doğru matematiksel akıl yürütme
Not: Diskalkuli, sayısal bilgileri işlemede, aritmetik bilgileri öğrenmede ve doğru veya akıcı hesaplamalar yapmada zorluklar ile karakterize bir öğrenme zorluğu modelini ifade etmek için kullanılan alternatif bir terimdir. Eğer diskalkuli terimi kullanılıyorsa, matematiksel akıl yürütme veya kelime okuma doğruluğu gibi mevcut diğer zorlukların da belirtilmesi önemlidir.
Şiddet Düzeyleri
Özgül öğrenme güçlüğü, gereken desteğin düzeyine göre farklı şiddet seviyelerinde sınıflandırılır.
- Hafif: Bir veya iki akademik alanda bazı zorluklar vardır ancak birey, özellikle okul yılları boyunca uygun düzenlemeler veya destek hizmetleri sağlandığında telafi edebilir veya iyi işlev görebilir.
- Orta: Bir veya daha fazla akademik alanda belirgin zorluklar vardır. Bireyin, okul yılları boyunca yoğun ve özelleştirilmiş eğitim almadan yetkinleşmesi olası değildir. Aktiviteleri doğru ve verimli bir şekilde tamamlamak için okulda, iş yerinde veya evde günün en azından bir kısmında bazı düzenlemelere veya destekleyici hizmetlere ihtiyaç duyulabilir.
- Şiddetli: Birkaç akademik alanı etkileyen ciddi öğrenme zorlukları vardır. Bireyin, okul yıllarının çoğunda sürekli, yoğun, bireyselleştirilmiş ve özelleştirilmiş eğitim almadan bu becerileri öğrenmesi olası değildir. Evde, okulda veya iş yerinde uygun düzenlemeler veya hizmetler dizisi olsa bile, birey tüm aktiviteleri verimli bir şekilde tamamlayamayabilir.
Tanısal Özellikler
Özgül öğrenme güçlüğü, beynin sözel veya sözel olmayan bilgileri verimli ve doğru bir şekilde algılama veya işleme yeteneğini etkileyen biyolojik kökenli nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu biyolojik köken, genetik, epigenetik ve çevresel faktörlerin bir etkileşimini içerir.
Temel özelliği, resmi eğitim yıllarında (gelişim dönemi) başlayan temel akademik becerileri (okuma, yazma, matematik) öğrenmede kalıcı zorluklardır. Konuşma veya yürüme gibi beyin olgunlaşmasıyla ortaya çıkan gelişimsel kilometre taşlarının aksine, akademik becerilerin (okuma, yazma, matematik) açıkça öğretilmesi ve öğrenilmesi gerekir. Özgül öğrenme güçlüğü, sadece öğrenme fırsatının olmaması veya yetersiz eğitimden kaynaklanmaz, normal öğrenme sürecini kesintiye uğratır.
Kalıcı Zorluklar
Zorlukların geçici olmaması, kalıcı olması önemlidir. Çocuklarda ve ergenlerde kalıcılık, evde veya okulda ekstra yardım sağlanmasına rağmen en az 6 ay boyunca öğrenmede kısıtlı ilerleme (yani, akranlarını yakalayamama) olarak tanımlanır.
Beklenenin Altında Performans
Bireyin etkilenen akademik becerilerdeki performansı, yaşından beklenenin belirgin şekilde altındadır. Standart başarı testlerinde alınan düşük puanlar (genellikle yaş ortalamasının belirgin derecede altında, örneğin en düşük %7-10’luk dilimde) tanı için önemli bir göstergedir.
Neden “Özgül” (Spesifik)?
Bu öğrenme güçlükleri dört nedenle özgül olarak kabul edilir:
- Zihinsel yetersizlikten farklıdır: Genellikle normal düzeyde zihinsel işlevselliğe (IQ testi genellikle 70’in üzerinde) sahip bireylerde görülür. Bu durum beklenmedik akademik başarısızlık olarak da adlandırılır.
- Dış faktörlerden kaynaklanmaz: Ekonomik dezavantaj, kronik devamsızlık veya yetersiz eğitim gibi genel dış faktörlere bağlanamaz.
- Diğer nörolojik/duyusal sorunlardan farklıdır: Pediatrik inme, işitme veya görme bozuklukları gibi durumlardan kaynaklanmaz.
- Sınırlı olabilir: Zorluk, tek bir akademik beceri veya alanla (örneğin, sadece kelime okuma veya sayı bilgisi) sınırlı olabilir.
Üstün Zekâlı Bireylerde Görülmesi
Özgül öğrenme güçlüğü, entelektüel olarak üstün zekalı olarak tanımlanan bireylerde de görülebilir. Bu bireyler, telafi edici stratejiler kullanarak veya olağanüstü yüksek çaba harcayarak görünüşte yeterli akademik işlevselliği sürdürebilirler. Zorluklar, ancak öğrenme talepleri veya değerlendirme prosedürleri (örn. zamanlı testler) kapasitelerini aştığında belirgin hale gelir.
Kapsamlı bir değerlendirme gereklidir. Özgül öğrenme güçlüğü tipik olarak yetişkinlikte de devam ettiğinden, öğrenme zorluklarında belirgin değişiklikler olmadıkça veya özel amaçlar için talep edilmedikçe yeniden değerlendirme nadiren gerekir.
Genellikle dengesiz bir yetenek profili görülür. Örneğin, çizim, tasarım ve diğer görsel-uzamsal yeteneklerde ortalamanın üzerinde becerilerle birlikte yavaş, çaba gerektiren ve hatalı okuma, zayıf okuduğunu anlama ve zayıf yazılı anlatım bir arada olabilir.
Yaygınlık
Okul çağındaki çocuklar arasında okuma, yazma ve matematik alanlarındaki özgül öğrenme güçlüğünün yaygınlığı %5 ila %15 arasındadır. Yetişkinlerdeki yaygınlığı ise bilinmemektedir.
Gelişim ve Gidişat
Özgül öğrenme güçlüğünün fark edilmesi ve tanısı genellikle çocukların okuma, yazma ve matematik öğrenmeleri gereken ilkokul yıllarında gerçekleşir. Ancak, okul öncesi dönemde dil gecikmeleri, tekerlemelerde veya saymada zorluklar ya da yazma için gereken ince motor becerilerde zorluklar gibi öncül belirtiler görülebilir.
Özgül öğrenme güçlüğü yaşam boyu sürer, ancak gidişatı ve klinik ifadesi değişkendir. Bu değişkenlik çevrenin talepleri, bireyin öğrenme zorluklarının ciddiyeti, öğrenme yetenekleri, eşlik eden diğer bozukluklar ve mevcut destek sistemleri arasındaki etkileşimlere bağlıdır. Okuma akıcılığı, yazım, yazılı anlatım ve sayısal becerilerdeki sorunlar genellikle yetişkinlikte de devam eder.
Yaşla birlikte değişen belirtilerin görünümü
- Okul öncesi dönem belirtileri: Dil sesleriyle oyun oynamaya (tekrarlama, kafiye) ilgisizlik, tekerlemeleri öğrenmede zorluk, kelimeleri yanlış telaffuz etme, harf, sayı veya haftanın günlerinin isimlerini hatırlamada zorluk.
- Anaokulu dönemi belirtileri: Harfleri tanıyamama veya yazamama, kendi adını yazamama, konuşulan kelimeleri hecelere ayırmada (örn. kardanadamı “kar” ve “adam” olarak) zorluk, kafiyeli kelimeleri tanımada (örn. “kaç”, “saç”, “maç”) zorluk.
- İlkokul dönemi belirtileri: Harf-ses ilişkisini öğrenmede, akıcı kelime çözmede, hecelemede veya matematiksel gerçekleri öğrenmede belirgin zorluk. Yüksek sesle okuma yavaş, hatalı ve çaba gerektiricidir. Okuma veya aritmetiğin zor olduğundan şikayet edebilir ve bundan kaçınabilirler.
- Ergenlik ve yetişkinlik dönemi belirtileri: Kelime çözmeyi başarmış olabilirler ancak okuma yavaş ve çaba gerektiren bir süreç olarak kalır. Okuduğunu anlamada, yazılı anlatımda (zayıf imla dahil) ve matematiksel problem çözmede belirgin sorunlar gösterme eğilimindedirler. Zevk için okuma veya talimatları okuma gibi okuma veya aritmetik gerektiren etkinliklerden kaçınabilirler.
Akademik beceri gerektiren faaliyetlerden kaçınma veya bu faaliyetlere karşı isteksizlik çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde yaygındır. Okuma ve matematik becerileri zayıf olan bireyler, ilkokul sınıflarında ilerledikçe sosyo-duygusal sıkıntı (örneğin üzüntü, yalnızlık) bildirme olasılıkları daha yüksektir. Şiddetli kaygı veya kaygı bozuklukları (bedensel şikayetler veya panik ataklar dahil) yaşam boyu yaygın olarak görülebilir.
Risk Faktörleri ve Gidişatı Etkileyen Faktörler
Çevresel Faktörler
Düşük sosyoekonomik durum, hava kirliliği, kurşun gibi nörotoksinlere maruz kalma ve doğum öncesi nikotin maruziyeti gibi çevresel faktörler, özgül öğrenme güçlüğü veya okuma ve matematikte zorluk riskini artırır.
Genetik ve Fizyolojik Faktörler
Özgül öğrenme güçlüğü, özellikle okuma, matematik ve yazımı etkilediğinde, ailelerde kümelenme eğilimindedir. Bu öğrenme güçlüklerine sahip bireylerin birinci derece akrabalarında risk, olmayanlara göre 4 ila 10 kat daha yüksektir. Ailede okuma güçlüğü (disleksi) öyküsü ve ebeveynlerin okuryazarlık becerileri, çocuklarda okuryazarlık sorunlarını veya özgül öğrenme güçlüğünü öngörmektedir. Erken doğum veya çok düşük doğum ağırlığı da bir risk faktörüdür.
Gidişatı Etkileyen Faktörler
- Okul öncesi yıllardaki belirgin dikkatsizlik, içe dönük veya dışa dönük davranış sorunları, daha sonraki okuma ve matematik zorluklarının habercisi olabilir.
- Okul öncesi dönemdeki dil bozukluğu, daha sonraki okuma bozukluklarıyla (örn. kelime okuma, okuduğunu anlama) güçlü bir şekilde ilişkilidir.
- Çocuklukta DEHB (Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı olması, yetişkinlikte okuma ve matematikte düşük başarı ile ilişkilidir. DEHB’nin eşlik etmesi, zihinsel sağlık sonuçlarının daha kötü olacağını öngörür.
- Kanıta dayalı müdahaleler kullanılarak yapılan sistematik, yoğun, bireyselleştirilmiş eğitim, bazı bireylerde öğrenme zorluklarını iyileştirebilir veya telafi edici stratejilerin kullanımını teşvik ederek olumsuz sonuçları hafifletebilir.
Kültür ve Cinsiyetle İlgili Konular
Özgül öğrenme güçlüğü tüm dilsel, etnik, kültürel ve sosyoekonomik geçmişlerde görülür. Ancak bozukluğun görünümü, konuşulan ve yazılan dilin (sembol sistemlerinin) yapısına ve kültürel/eğitimsel uygulamalara göre değişebilir.
Örneğin, İngilizce gibi dillerde okuma güçlüğünün belirgin klinik belirtisi hatalı ve yavaş kelime okumadır. İspanyolca veya Almanca gibi ses-harf eşleşmesinin daha doğrudan olduğu dillerde veya Çince gibi alfabetik olmayan dillerde ise temel özellik yavaş ama doğru okumadır.
Farklı bir anadili olan (örn. İngilizce öğrenen) bireylerde yapılan değerlendirmede, okuma zorluklarının kaynağının sınırlı dil yeterliliği mi yoksa özgül öğrenme güçlüğü mü olduğu dikkate alınmalıdır.
Özgül öğrenme güçlüğü erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır (oran yaklaşık 2:1 ila 3:1 arasındadır).
İntihar Düşünceleri veya Davranışlarıyla İlişkisi
Zayıf okuma becerisi, ergenler arasında intihar düşünceleri ve davranışları ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmalar, özgül öğrenme güçlüğü olan yetişkinler arasında yaşam boyu intihar girişimi yaygınlığının, olmayanlara göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu risk, eşlik eden majör depresif bozukluk öyküsü veya kronik ebeveyn şiddetine tanıklık etme öyküsü olanlarda daha da artmaktadır.
İşlevsel Sonuçları
Özgül öğrenme güçlüğü, yaşam boyu olumsuz işlevsel sonuçlara yol açabilir. Bunlar arasında düşük akademik başarı, daha yüksek lise terk oranları, daha düşük yükseköğrenim oranları, yüksek düzeyde psikolojik sıkıntı, daha kötü genel zihinsel sağlık, daha yüksek işsizlik ve eksik istihdam oranları ve daha düşük gelirler bulunmaktadır. Okulu bırakma ve eşlik eden depresif belirtiler, intihar düşünceleri veya davranışları dahil olmak üzere kötü zihinsel sağlık sonuçları riskini artırır. Yüksek düzeyde sosyal veya duygusal destek ise daha iyi zihinsel sağlık sonuçlarını öngörür.
Ayırıcı Tanı
Özgül öğrenme güçlüğünü aşağıdaki durumlardan ayırt etmek önemlidir.
- Akademik başarıdaki normal farklılıklar: Yetersiz eğitim fırsatı, sürekli zayıf eğitim veya ikinci bir dili öğrenme gibi dış faktörlere bağlı normal farklılıklardan ayırt edilmelidir.
- Zihinsel gelişimsel bozukluk (Zihinsel yetersizlik): Özgül öğrenme güçlüğü, normal zihinsel işlevsellik düzeylerinin (IQ genellikle 70 ± 5’in üzerinde) varlığında ortaya çıkar. Eğer zihinsel yetersizlik varsa, öğrenme zorlukları bu durumdan beklenenin çok üzerindeyse ek olarak özgül öğrenme güçlüğü tanısı konabilir.
- Nörolojik veya duyusal bozukluklardan kaynaklanan öğrenme güçlükleri: Pediatrik inme, travmatik beyin hasarı, işitme veya görme bozukluğu gibi durumlarda, nörolojik muayenede anormal bulgular vardır.
- Nörobilişsel bozukluklar: Özgül öğrenme güçlüğündeki zorluklar gelişim döneminde başlar ve önceki durumdan belirgin bir düşüşü temsil etmez.
- DEHB (Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu): DEHB’deki zayıf akademik performans, akademik becerileri öğrenmekten çok, bu becerileri sergilemedeki zorlukları yansıtabilir. Ancak bu iki bozukluğun birlikte görülme sıklığı beklenenden fazladır. Her ikisinin de kriterleri karşılanıyorsa, her iki tanı da konulabilir.
- Psikotik bozukluklar: Şizofreni gibi bozukluklarda bilişsel işlevlerde (genellikle hızlı) bir düşüş görülür. Bu, özgül öğrenme güçlüğünün gelişimsel seyrinden farklıdır.
Birlikte Görülen Diğer Durumlar (Eştanı)
Farklı özgül öğrenme güçlüğü türleri (örneğin, matematik güçlüğü ve okuma güçlüğü) sıklıkla bir arada bulunur.
Ayrıca, diğer nörogelişimsel bozukluklarla (örneğin DEHB, iletişim bozuklukları, gelişimsel koordinasyon bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu) veya diğer zihinsel bozukluklarla (örneğin, kaygı ve depresif bozukluklar) veya davranışsal sorunlarla da yaygın olarak birlikte görülür.
Bu eş tanılar, özgül öğrenme güçlüğü tanısını dışlamaz ancak test yapmayı ve ayırıcı tanıyı zorlaştırabilir, çünkü eşlik eden her bir bozukluk, öğrenme dahil olmak üzere günlük yaşam aktivitelerinin yürütülmesini bağımsız olarak engeller.
