Madde veya ilaç kaynaklı bipolar bozukluk bir ilaç, uyuşturu veya toksik bir maddenin doğrudan fizyolojik etkilerinden kaynaklanan belirgin bir duygu durum bozukluğudur. Bu durum anormal derecede yükselmiş ruh hali ve artan enerji gibi bipolar belirtilerle kendini gösterir. Belirtiler maddenin alımı, bırakılması veya ilacın kullanımı sırasında ya da hemen sonrasında başlar. Tanı, belirtilerin madde etkisinden bağımsız bir bipolar bozuklukla daha iyi açıklanamaması ve kişinin işlevselliğinde belirgin bir bozulmaya veya sıkıntıya neden olması durumunda konulur.

Tanı Kriterleri

A. Klinik tabloya hakim olan, belirgin ve sürekli bir duygu durum bozukluğu. Bu bozukluk, anormal derecede yükselmiş, taşkın veya sinirli bir ruh hali ve anormal düzeyde artmış bir aktivite veya enerji ile kendini gösterir.

B. Geçmiş öykü, fiziksel muayene veya laboratuvar bulgularından elde edilen kanıtlara göre her iki durum da mevcuttur:

  1. A kriterindeki belirtiler, bir maddenin alımı (zehirlenme) veya bırakılması (yoksunluk) sırasında veya hemen sonrasında ya da bir ilaca maruz kalma veya ilacın kesilmesi sonrasında gelişmiştir.
  2. Söz konusu maddenin veya ilacın A kriterindeki belirtilere yol açma kapasitesi vardır.

C. Bu bozukluk, madde veya ilaç kullanımından bağımsız bir bipolar veya ilişkili bozukluk ile daha iyi açıklanamıyor olmalıdır.

Bağımsız bir bozukluğun kanıtları şunlar olabilir:

  1. Belirtilerin madde/ilaç kullanımından önce başlaması.
  2. Belirtilerin, maddenin bırakılmasından (akut yoksunluk) veya zehirlenme etkisinin geçmesinden (ağır zehirlenme) sonra uzun bir süre (örneğin yaklaşık 1 ay) devam etmesi.
  3. Madde/ilaçla ilişkili olmayan tekrarlayan dönemlerin yaşanmış olması gibi.

D. Bozukluk, sadece bir deliryum (bilinç bulanıklığı) dönemi sırasında ortaya çıkmaz.

E. Bozukluk, kişinin sosyal, mesleki veya diğer önemli yaşam alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya veya işlevselliğin bozulmasına neden olur.

Tanı ve Kodlama Notları

Tanı konulurken, bu bozukluğa neden olan spesifik madde (örneğin, kokain, deksametazon) belirtilir. Klinik kodlama, kullanılan maddenin sınıfına ve kişide aynı madde için ek bir madde kullanım bozukluğu (hafif, orta veya şiddetli) olup olmamasına göre değişir. Eğer bir madde kullanım bozukluğu eşlik ediyorsa, bu durum tanıda belirtilir (örneğin, “Orta düzeyde kokain kullanım bozukluğu ile birlikte kokain kaynaklı bipolar ve ilişkili bozukluk”). Eğer eşlik eden bir kullanım bozukluğu yoksa (örneğin, maddenin tek seferlik ağır kullanımı sonrası), sadece madde kaynaklı bipolar bozukluk kaydedilir.

Birden fazla maddenin belirtilerin gelişiminde önemli bir rol oynadığı düşünülüyorsa, her biri ayrı ayrı listelenmelidir.

Başlangıç Zamanına Göre Belirleyiciler

Tanıda, belirtilerin ne zaman başladığı ayrıca belirtilmelidir:

  • Madde Alımı Sırasında Başlangıç: Kriterler madde zehirlenmesi için karşılanıyorsa ve belirtiler zehirlenme sırasında gelişiyorsa.
  • Madde Bırakılması Sırasında Başlangıç: Kriterler madde yoksunluğu için karşılanıyorsa ve belirtiler yoksunluk sırasında veya hemen sonrasında gelişiyorsa.
  • İlaç Kullanımı Sonrası Başlangıç: Belirtiler ilacın başlanmasıyla, ilaç kullanımındaki bir değişiklikle veya ilacın kesilmesi sırasında geliştiyse.

Bozukluğun Temel Özellikleri

Madde/ilaç kullanımının yol açtığı bipolar ve ilişkili bozukluğun temel özelliği belirgin ve kalıcı bir duygu durum bozukluğudur. Bu bozukluk (yükselmiş, taşkın veya sinirli ruh hali ve artmış aktivite/enerji), bir maddenin (uyuşturucu, ilaç veya toksin) etkilerine bağlanır.

Tanı için, bu belirtilerin madde alımı veya yoksunluğu sırasında ya da ilaca maruz kaldıktan hemen sonra geliştiği kanıtlanmalıdır. Ayrıca kullanılan maddenin bu tür belirtileri üretebilme kapasitesi olmalıdır.

Bu durumun madde kullanımından bağımsız olarak, gerçek bir bipolar bozuklukla açıklanamaması gerekir. Örneğin, belirtiler madde kullanımından önce başladıysa veya madde etkisi geçtikten sonra (genellikle 1 aydan fazla) devam ediyorsa, bu durum bağımsız bir bipolar bozukluğa işaret eder.

Belirtiler sadece deliryum (bilinç bulanıklığı) sırasında ortaya çıkmamalı ve kişinin sosyal veya mesleki yaşamında belirgin sıkıntıya veya işlevsellik kaybına yol açmalıdır.

Antidepresan Tedavisi ve İstisnalar

Bu tanının önemli bir istisnası, antidepresan ilaç kullanımı veya diğer tedavilerden (örneğin, elektrokonvülsif terapi – EKT) sonra ortaya çıkan mani veya hipomani durumlarıdır. Eğer bu mani/hipomani belirtileri, ilacın vücuttaki fizyolojik etkisinin ötesinde devam ederse, bu durum madde kaynaklı olarak değil, gerçek bir bipolar bozukluğun göstergesi olarak kabul edilir.

Benzer şekilde, bazı antidepresanların yan etkileri (örneğin, sinirlilik, huzursuzluk, yerinde duramama) mani belirtilerine benzeyebilir ancak bunlar bipolar belirtilerden farklıdır ve tanı için yeterli değildir. Tam bir mani veya hipomani sendromu olmadan sadece bir veya iki spesifik olmayan belirtinin (sinirlilik gibi) görülmesi, bipolar bozukluk tanısını desteklemek için kullanılmamalıdır.

Gelişim ve Seyir

Bu bozuklukla en sık ilişkilendirilen maddeler arasında uyarıcı sınıfı ilaçlar (amfetamin tipi, kokain), fensiklidin (PCP) ve steroidler bulunur. Yeni sentetik bileşikler (örneğin banyo tuzları) ortaya çıktıkça bu liste genişlemektedir.

Bu bozukluğun yaygınlığı hakkında sınırlı veri vardır. Yaygınlık, toplumdaki madde bulunabilirliğine ve kullanım düzeylerine bağlı olarak değişir. Örneğin, alkol veya diğer madde kullanımına karşı kültürel yasakların olduğu ülkelerde madde kaynaklı bozuklukların yaygınlığı daha düşük olabilir.

Belirtilerin ortaya çıkış hızı ve süresi, kullanılan maddeye göre değişir:

  • Fensiklidin (PCP): Başlangıçta duygusal özellikler gösteren bir deliryum (bilinç bulanıklığı) olarak başlayabilir ve daha sonra atipik bir manik duruma dönüşebilir. Bu, madde alındıktan sonra genellikle saatler veya en fazla birkaç gün içinde gerçekleşir.
  • Uyarıcılar: Manik veya hipomanik durumlar, madde alındıktan dakikalar veya bir saat içinde ortaya çıkar. Bu durum çok kısadır ve genellikle 1-2 gün içinde düzelir.
  • Kortikosteroidler: Mani (veya depresif durum), genellikle birkaç günlük kullanımdan sonra ortaya çıkar. Yüksek dozlar, bipolar belirti üretme olasılığını çok daha fazla artırır.

Kullanılan maddenin tespiti için kan veya idrar tahlilleri tanıyı doğrulamaya yardımcı olabilir.

Diğer Durumlarla Farkları

Madde/ilaç kullanımının yol açtığı bipolar bozukluğun diğer bipolar bozukluklardan, madde zehirlenmesinden, madde yoksunluğundan, madde kaynaklı deliryumdan ve ilaç yan etkilerinden ayırt edilmesi gerekir.

Daha önce belirtildiği gibi antidepresan tedavisi sırasında ortaya çıkan ve ilacın etkisi geçtikten sonra da tam sendrom düzeyinde devam eden bir manik dönem, bipolar I tanısı için yeterli kanıttır. Eğer bu durum bir majör depresif dönemden sonra yaşanırsa, bipolar II tanısını destekler.

Madde Zehirlenmesi ve Madde Yoksunluğu

Öfori (aşırı neşe), sinirlilik ve artan enerji, madde zehirlenmesi (örneğin uyarıcı zehirlenmesi) veya yoksunluğu (örneğin esrar yoksunluğu) sırasında da görülebilir. Genellikle, maddeye özgü zehirlenme veya yoksunluk tanısı bu durumu açıklamak için yeterlidir.

Ancak bu neşeli veya sinirli ruh hali ya da artan enerji belirtileri klinik tabloya hakimse ve ayrı bir klinik müdahaleyi gerektirecek kadar şiddetliyse, madde kaynaklı bipolar bozukluk tanısı (zehirlenme veya yoksunluk sırasında başlangıçlı olarak) konulmalıdır.

Eşlik Eden Durumlar

Eşlik eden durumlar genellikle yasa dışı madde kullanımıyla (yasa dışı uyarıcılar veya fensiklidin) veya reçeteli uyarıcıların amacı dışında kullanılmasıyla ilişkilidir.

Steroid veya bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla ilişkili durumlarda ise bu ilaçların kullanılmasını gerektiren tıbbi durumlar (örneğin, otoimmün hastalıklar) eşlik edebilir.

Fensiklidin (PCP) alan veya steroid ya da diğer bağışıklık baskılayıcı ilaçları kullanan bireylerde, manik belirtilerden önce veya bu belirtilerle birlikte deliryum (bilinç bulanıklığı) da görülebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir