Kalıcı depresyon (Distimi veya Süregiden Depresyon), en az iki yıl (çocuklarda ve ergenlerde bir yıl) süren kronik, yani sürekli bir depresyon halidir. Bu durum, bireyin kendini çoğu gün kederli, keyifsiz veya morali bozuk hissetmesiyle tanımlanır. Eskiden distimi veya kronik majör depresyon olarak bilinen durumları kapsar ve kişinin genel işlevselliğini önemli ölçüde etkiler.
Kalıcı Depresyon Belirtileri
Bu durumun teşhis edilmesi için aşağıdaki belirtilerin mevcut olması gerekir:
- Kişinin en az 2 yıl boyunca, günün çoğunda ve çoğu gün kendini depresif hissetmesi. (Çocuklarda ve ergenlerde bu durum sinirlilik şeklinde de görülebilir).
- Depresyondayken aşağıdakilerden iki veya daha fazlasının bulunması:
- İştahsızlık veya aşırı yeme.
- Uykusuzluk (insomnia) veya aşırı uyuma (hipersomnia).
- Düşük enerji veya yorgunluk.
- Düşük benlik saygısı.
- Odaklanma güçlüğü veya karar vermede zorlanma.
- Umutsuzluk duyguları.
- Bu 2 yıllık dönem boyunca, kişi belirtiler olmadan 2 aydan daha uzun bir süre geçirmemiştir.
- Majör depresyon belirtileri 2 yıl boyunca sürekli olarak mevcut olabilir (yani durum, kronik bir majör depresyon şeklinde görülebilir).
- Kişi hiçbir zaman manik (aşırı coşkun) veya hipomanik (hafif coşkun) bir dönem geçirmemiştir.
- Bu durum, şizofreni veya başka bir psikotik bozuklukla daha iyi açıklanamaz.
- Belirtiler bir maddenin (ilaç veya uyuşturucu) veya başka bir tıbbi durumun (örn. hipotiroidi) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
- Belirtiler sosyal, mesleki veya diğer önemli alanlarda klinik olarak belirgin sıkıntıya veya işlevsellikte bozulmaya neden olur.
Durumun Özellikleri ve Gidişatı
Durum Belirteçleri
Kalıcı depresyonun seyrini veya mevcut durumunu daha iyi tanımlamak için bazı belirteçler kullanılır:
- Kaygılı sıkıntı ile birlikte: Kişi aynı zamanda belirgin bir gerginlik, endişe veya kontrolü kaybetme korkusu yaşıyorsa.
- Atipik özellikler ile birlikte: Ruh halinin olumlu olaylara tepki olarak geçici de olsa düzelmesi, aşırı yeme, aşırı uyuma veya kişilerarası reddedilmeye karşı aşırı duyarlılık gibi belirtiler varsa.
- İyileşme Durumu:
- Kısmi iyileşme: Belirtiler azalmış ancak tam olarak geçmemişse.
- Tam iyileşme: Son 2 aydır belirgin hiçbir belirti yoksa.
- Başlangıç Zamanı:
- Erken başlangıç: 21 yaşından önce.
- Geç başlangıç: 21 yaş veya sonrasında.
- Son 2 Yıllık Gidişat:
- Saf distimik sendrom: Son 2 yılda tam bir majör depresyon (şiddetli depresyon atağı) geçirilmemişse.
- Kalıcı majör depresif dönem ile birlikte: Son 2 yıl boyunca sürekli olarak majör depresyon belirtileri yaşanmışsa.
- Aralıklı majör depresif dönemler ile birlikte: Son 2 yılda majör depresyon dönemleri yaşanmış, ancak arada belirtilerin hafiflediği en az 8 haftalık dönemler de olmuşsa.
Tanımlayıcı Özellikler
Kalıcı depresyonun temel özelliği, en az 2 yıl boyunca çoğu gün, günün büyük kısmında devam eden depresif bir ruh halidir. Bu tanı, eskiden distimik bozukluk ve kronik majör depresif bozukluk olarak adlandırılan durumları birleştirir.
Kişiler ruh hallerini genellikle üzgün veya keyifsiz olarak tanımlar. Bu depresif dönemlerde, belirtilen altı semptomdan (iştah, uyku, enerji, benlik saygısı, konsantrasyon, umut) en az ikisi bulunur.
Özellikle erken yaşta başlayan durumlarda (örn. “Ben hep böyleydim” düşüncesi), kişiler bu belirtileri normal kabul edebilir ve ancak doğrudan sorulduğunda bildirebilirler. Bu 2 yıllık (veya 1 yıllık) süreçte, belirtilerin olmadığı dönemler hiçbir zaman iki aydan uzun sürmez.
Yaygınlık
ABD’de 12 aylık distimik bozukluk yaygınlığı yaklaşık %0.5 ve kronik majör depresyon %1.5 civarındadır. Gelir düzeyi yüksek ülkelerde daha yaygın olabileceğine dair bulgular vardır. Nerede ortaya çıkarsa çıksın, bu bozukluk intihar riski ve ciddi işlevsellik kaybı ile ilişkilidir.
Gelişim ve Gidişat
Genellikle erken ve sinsi bir başlangıcı vardır (çocukluk, ergenlik veya genç yetişkinlik) ve tanımı gereği sürekli bir seyir izler. 21 yaşından önce başlaması, ek olarak kişilik bozuklukları ve madde kullanım bozuklukları görülme olasılığını artırır.
Belirtiler tam bir majör depresif dönem seviyesine yükseldiğinde, sonrasında genellikle daha düşük bir seviyeye geriler. Ancak, bu bozuklukta depresif belirtilerin, kronik olmayan majör depresyona kıyasla belirli bir süre içinde tamamen düzelme olasılığı çok daha düşüktür.
Risk Faktörleri
Mizaçla İlgili Faktörler
Yüksek düzeyde olumsuz duygulanım, belirtilerin şiddetli olması, anksiyete bozuklukları veya davranım bozukluğunun bulunması, durumun uzun vadede daha olumsuz seyretmesine neden olabilir.
Çevresel Faktörler
Ebeveyn kaybı, ebeveynden ayrılma veya çocukluk çağı sıkıntıları gibi olumsuz yaşam deneyimleri risk faktörleridir.
Genetik ve Fizyolojik Faktörler
Aile öyküsünde bu bozukluğun olması riski artırır. Kalıcı depresyonu olan bireylerin birinci derece akrabalarında, kronik olmayan majör depresyonu olanlara göre daha fazla depresif bozukluk görülme eğilimi vardır. Ayrıca beyin bölgelerindeki (prefrontal korteks, amigdala, hipokampus gibi) bazı değişiklikler ve olası uyku anormallikleri de bu bozuklukla ilişkilendirilmiştir.
Kültürel Faktörler ve İşlevsellik Üzerine Etkileri
Kronik depresyonda belirtilerin algılanışı veya tolere edilmesi kültüre göre değişebilir. Bu da belirtilerin fark edilmesini etkiler. Bazı sosyal gruplar veya yaş kuşakları, uzun süreli depresif belirtileri, yaşanan zorluklara karşı normal bir tepki olarak görebilir.
Bu bozukluğun sosyal ve mesleki işlevsellik üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişse de, bu etki bazen majör depresif bozukluktan bile daha büyük veya ona eşit düzeyde olabilir.
Diğer Durumlardan Ayırt Etme
- Majör Depresyon: Eğer 2 yıldan uzun süredir depresif bir ruh hali ve diğer belirtiler varsa, kalıcı depresyon tanısı konur. Eğer bu dönemde kişi aynı zamanda tam bir majör depresyon dönemi de geçirirse her iki tanı birlikte konulabilir.
- Bipolar Bozukluklar: Geçmişte yaşanmış bir manik veya hipomanik dönem öyküsü, kalıcı depresyon tanısını dışlar. Bu durumda Bipolar I veya Bipolar II bozukluk düşünülür.
- Psikotik Bozukluklar: Depresif belirtiler şizofreni gibi kronik psikotik bozukluklara eşlik edebilir. Eğer belirtiler sadece psikotik bozukluğun seyri sırasında ortaya çıkıyorsa, ayrıca kalıcı depresyon tanısı konulmaz.
- Başka Bir Tıbbi Duruma Bağlı Depresyon: Eğer depresif belirtilerin, tiroid sorunları veya multipl skleroz gibi belirli bir tıbbi durumun doğrudan fizyolojik bir sonucu olduğu düşünülüyorsa (fizik muayene veya laboratuvar bulgularıyla destekleniyorsa), kalıcı depresyon tanısı konulmaz.
- Madde/İlaç Kullanımına Bağlı Depresyon: Eğer belirtilerin bir maddenin (uyuşturucu, ilaç, toksin) kullanımıyla ilişkili olduğu düşünülüyorsa, bu tanı konur.
- Kişilik Bozuklukları: Kişilik bozuklukları ve kalıcı depresyon sıklıkla bir arada görülür. Eğer her ikisinin de kriterleri karşılanıyorsa, iki tanı da konulabilir.
Birlikte Görülen Durumlar
Kalıcı depresyonu olan bireyler, majör depresif bozukluğu olanlara göre genel olarak ek psikiyatrik bozukluklar açısından daha yüksek risk altındadır. Özellikle kaygı (anksiyete) bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve kişilik bozuklukları ile birlikte görülmesi yaygındır. Erken yaşta başlayan kalıcı depresyon, özellikle B ve C kümesi kişilik bozuklukları (örn. Borderline, obsesif-kompulsif) ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.
