JAMA Psychiatry dergisinde yayınlanan yeni ve kapsamlı bir meta-analiz, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tedavisinde kullanılan uyarıcı (stimülan) ilaçların, göz ardı edilemeyecek düzeyde psikoz ve bipolar bozukluk riski ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırma, özellikle amfetamin içeren ilaçların, metilfenidat içerenlere kıyasla daha yüksek risk taşıdığını vurguluyor.


DEHB, dünya genelinde milyonlarca çocuğu ve yetişkini etkileyen bir durumdur. Tedavisinde onlarca yıldır kullanılan uyarıcı ilaçlar, semptomları yönetmede oldukça etkili olsa da potansiyel yan etkileri her zaman tartışma konusu olmuştur. Bu yeni araştırma, bu yan etkilerden en ciddisi olan psikoz (gerçeklikten kopma) ve bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk) risklerini net rakamlarla ortaya koydu.

Araştırmanın Kapsamı: Yüz Binlerce Hasta İncelendi

Araştırmacılar 1 Ekim 2024 tarihine kadar yayınlanmış tüm bilimsel çalışmaları tarayarak, toplam 16 uygun çalışmayı analize dahil etti. Bu çalışmalar yaş ortalaması 12.6 olan ve %73.7’si erkek olan toplam 391.043 DEHB tanılı bireyi kapsıyordu.

Analiz, bu geniş hasta grubu içinde uyarıcı ilaç kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan psikotik belirtiler, tam teşhisli psikotik bozukluklar ve bipolar bozukluk oranlarını hesapladı.

Temel Bulgular: Risk Oranları

Analiz sonucunda, DEHB için uyarıcı ilaç reçete edilen bireylerde aşağıdaki risk oranları tespit edildi. Araştırmacılar, çalışmalar arasında önemli tutarsızlıklar olduğunu belirtse de genel riski göz ardı edilemez olarak nitelendirdi.

Aşağıdaki tablo, uyarıcı ilaç kullanan DEHB’li bireylerde bu durumların görülme sıklığını özetlemektedir:

Görülen DurumGörülme Sıklığı (Ortalama)
Psikotik Belirtiler (örn. halüsinasyonlar, sanrılar)%2.76
Psikotik Bozukluk (Tam tanı)%2.29
Bipolar Bozukluk (Yeni tanı)%3.72

İlaç Türü Riski Doğrudan Etkiliyor: Amfetamin ve Metilfenidat Farkı

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, DEHB tedavisinde kullanılan iki ana uyarıcı ilaç türü arasındaki risk farkı oldu.

Analiz, amfetamin (AMP) içeren ilaçlara maruz kalan bireylerin psikoz geliştirme riskinin, metilfenidat (MPH) içeren ilaçlara maruz kalanlara göre belirgin şekilde daha yüksek olduğunu buldu. Rakamlara göre, amfetamin kullanımı, metilfenidata kıyasla psikoz riskini yaklaşık %57 daha fazla (1.57 kat) artırmaktadır.

Riski Artıran Diğer Faktörler

Araştırma psikoz gelişme olasılığını etkileyen diğer bazı faktörleri de belirledi:

  • Daha Yüksek İlaç Dozu: Kullanılan uyarıcı dozajı arttıkça risk de yükseldi.
  • Daha Uzun Takip Süresi: Hastalar ne kadar uzun süre takip edildiyse, psikotik belirti raporlama oranı o kadar yüksek çıktı.
  • Cinsiyet: Kadın katılımcı oranının daha yüksek olduğu çalışmalarda psikoz riski daha fazla bulundu.
  • Coğrafya: Kuzey Amerika’da yapılan çalışmalarda risk oranları, Asya ve Avrupa’da yapılanlara göre daha yüksekti.

Dikkat: Bu Çalışma Neden-Sonuç İlişkisini Kanıtlamıyor

Araştırmacılar bu bulguların uyarıcı ilaçların psikoz veya bipolar bozukluğa doğrudan neden olduğunu kanıtlamadığının altını çizdi. Bu önemli bir ayrıntıdır, çünkü:

  1. DEHB’nin Kendisi Bir Risk Faktörüdür: DEHB tanısı almış olmanın kendisi, yaşamın ilerleyen dönemlerinde psikotik bozukluk geliştirme riskini zaten artırmaktadır.
  2. Kontrol Grubu Eksikliği: İncelenen çalışmaların çoğu, ilaç kullanmayan DEHB’li bir kontrol grubuyla karşılaştırma yapmamıştır. Bu nedenle belirtilerin ilaçtan mı yoksa DEHB’nin doğal seyrinden mi kaynaklandığını ayırt etmek zordur.

Kanıtların Değerlendirilmesi ve Öneriler

Araştırmacılar, bulgularının kalitesini ve klinisyenler için ne anlama geldiğini özetleyen bir derecelendirme tablosu (GRADE ve USPSTF sistemlerine göre uyarlanmış) sundu. Bu tablo, kanıtların gücünü ve önerileri net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Tablo 2: Kanıt Derecelendirmesi ve Klinik Öneriler

KategoriDeğerlendirme ve Yorum
Kanıtların KalitesiDüşük (Psikoz) / Çok Düşük (Bipolar Bozukluk).
Kanıt kalitesinin düşük olmasının temel nedenleri: İncelenen çalışmaların çoğunlukla gözlemsel olması, çalışmalar arasındaki yüksek tutarsızlıklar ve sonuçlardaki belirsizlikler (geniş güven aralıkları).
Net Fayda/Zarar DengesiPotansiyel Zararlar: Psikoz veya bipolar bozukluk gelişimi (özellikle amfetamin kullanımında risk daha belirgin).
Potansiyel Faydalar: DEHB belirtilerinin etkili yönetimi ve işlevsellikte iyileşmeler.
Güçlü Öneriler1. Uyarıcı ilaç kullanan DEHB’li bireylerin yaklaşık %2.8’inde psikotik belirtiler görülür (bu oran amfetaminlerde daha yüksektir).
2. Psikotik bozukluklar %2.3, bipolar bozukluk %3.7 oranında görülür.
Özet Tavsiyelerİzleme: Doktorlar, DEHB hastalarını psikotik belirtiler açısından yakından izlemelidir (özellikle amfetamin reçete edilenler).
Ortak Karar: Doktorlar, hastalar ve aileleriyle riskler/faydalar hakkında konuşmalı, bireysel faktörleri (yaş, cinsiyet, aile öyküsü) dikkate almalıdır.
Araştırma İhtiyacı: Çalışmalardaki yüksek tutarsızlıklar, riskleri daha net belirlemek için daha uzun süreli ve karşılaştırmalı (uyarıcı vs. uyarıcı olmayan) çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Sonuç: Bilgilendirme ve Yakın Takip Şart

Bu kapsamlı analiz DEHB tedavisinde kullanılan uyarıcı ilaçların, özellikle de amfetaminlerin, azımsanmayacak bir psikoz ve bipolar bozukluk riski taşıdığını doğrulamıştır.

Araştırmacılar bu sonuçların uyarıcıların DEHB için birinci basamak tedavi olmasını engellememesi gerektiğini ancak doktorların hastaları bu riskler hakkında kapsamlı bir şekilde bilgilendirmesinin ve tedavi süreci boyunca hastaları bu belirtiler açısından sistematik olarak izlemesinin kritik önem taşıdığını belirtiyor.

Eğer tedavi sırasında psikoz belirtileri ortaya çıkarsa ilacın durdurulması ve uyarıcı olmayan ilaçlar gibi alternatif tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi önerilmektedir.


1. Uyarıcı (Stimülan) İlaçlar

Bunlar DEHB tedavisinde en sık kullanılan ve genellikle ilk tercih edilen ilaçlardır. Concerta da bu gruptadır.

A. Metilfenidat Grubu (Concerta ile aynı etken madde)

Bu ilaçların hepsi aynı etken maddeyi (Metilfenidat) içerir, ancak salınım süreleri ve teknolojileri farklıdır:

  • Ritalin: Genellikle kısa etkili bir formdur (yaklaşık 4 saat etki eder) ve günde birden fazla doz gerektirebilir.
  • Ritalin LA (Long-Acting): Uzatılmış salınımlı bir kapsüldür (yaklaşık 8 saat etki eder).
  • Medikinet / Medikinet Retard (MR): Ritalin LA’ya benzer şekilde uzatılmış salınımlı bir kapsüldür (yaklaşık 8 saat etki eder).

Temel Fark: Bu ilaçlar ile Concerta arasındaki ana fark, ilacın vücutta ne kadar süre aktif kaldığı (etki süresi) ve gün içinde nasıl salındığıdır. Concerta, OROS adı verilen özel bir teknolojisi sayesinde genellikle en uzun etki süresine (yaklaşık 10-12 saat) sahip olanlardan biridir.

B. Amfetamin Grubu

Bunlar farklı bir kimyasal yapıya sahip olsalar da, Metilfenidat gibi uyarıcı etki gösterirler:

  • Lisdexamfetamine (Elvanse): Özellikle Türkiye’de de bulunan ve DEHB tedavisinde kullanılan farklı bir uyarıcı ilaçtır.
  • Amfetamin/Dekstroamfetamin (Adderall): Özellikle ABD’de yaygın olarak kullanılır, ancak Türkiye’deki kullanımı Metilfenidat kadar yaygın değildir.

2. Uyarıcı Olmayan (Non-Stimülan) İlaçlar

Bu ilaçlar uyarıcıların aksine beynin farklı kimyasal yolları üzerinden etki ederler. Genellikle uyarıcıların tolere edilemediği, etkisiz kaldığı veya bağımlılık riski nedeniyle tercih edilmediği durumlarda kullanılırlar.

  • Atomoksetin (Strattera ve jenerikleri): Noradrenalin geri alım inhibitörü olarak çalışır. Etkisinin tam olarak başlaması birkaç hafta sürebilir.
  • Guanfasin (Intuniv): Özellikle dürtüsellik ve hiperaktivite üzerinde etkili olabilen, tansiyon ilacı olarak da kullanılan farklı bir mekanizmaya sahip ilaçtır.
  • Klonidin (Kapvay): Guanfasin’e benzer şekilde çalışan bir başka non-stimülan seçenektir.

⚠️ Önemli Tıbbi Uyarı

Bu listedeki ilaçların tamamı (özellikle uyarıcılar) kırmızı veya turuncu reçete gibi özel kontrollere tabi ilaçlardır.

  • Hangi ilacın sizin veya çocuğunuz için uygun olduğuna, potansiyel yan etkilere ve dozaj ayarlamalarına sadece uzman bir psikiyatrist karar verebilir.
  • Bu liste sadece bilgilendirme amaçlıdır ve kesinlikle tıbbi tavsiye niteliği taşımaz.

İnceleme & Kaynak: https://jamanetwork.com/journals/jamapsychiatry/fullarticle/2838206


Diğer Psikoloji Haberleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir